Kurslarımız
KPSS Hazırlık
Kaymakamlık
Kamu Yönetimi
İdari Hakimlik
G.Yetenek-G.Kültür
KPSS-B
Gurur Tablomuz
Adli Hakimlik
Tek Ders
Sayıştay
KPSS Hakkında
KPSS SSS
KPSS Klavuzları
KPSS Soruları
Devletim
Sitede Ara

Detaylı Arama kpss
Kullanıcı

Kullanıcı adı:

Şifre :


Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum
aktivasyon
Üye ol
Ana Sayfa Hakkımızda Online Başvuru İletişim Başarılarımız Makaleler

ÖZGEÇMİŞ VE ÖZGEÇMİŞ HAZIRLAMA TEKNİKLERİ -2

 E. ÖZGEÇMISINIZ BIR PAZARLAMA ARACINA NASIL DÖNÜSÜR?

Yukarıdaki soruyu yanıtlamak için sunu hatırlamak gerekir; bir özgeçmiş daha önce yapılmış ye da su anda yapılan islerin listelenmiş hali değildir.

Genellemeler özgeçmişi ve dolayısı ile sahibini özel olmaktan uzaklaştırır. dolayısı ile özgeçmiş yazarken geçirilmiş tecrübeleri desteleyecek sayılar, oranlar, adetler gibi çeşitli rakamsal verilere yer verilmelidir.

Özellikle is tecrübeleri kısmında sorumluluklar, yetkinlikler ve görev tanımı hakkında açıklayıcı bilgiler sıralanırken, rakamsal veriler kişilerin yaptıkları islerin başarısına ve önemine dair bir kanıt oluşturacaktır. Örneğin bir satış yöneticisi için “müşteri portföyünün geliştirdi ve yıllık satış miktarını arttırdı” gibi bir tanım yerine; “8 aylık bir dönemde toplam 55 milyar TL’lik satış hedefinin % 37 üzerine çıkarak, yeni müşterilerden elde edilen satışlar da dahil toplam 75,5 milyar TL’lik satış cirosuna ulaştı” seklinde bir açıklama çok daha etkileyici olacaktır. Söz konusu rakamlar her zaman olmasa dahi, kişinin bu konudaki yetkinliği akılda daha fazla kalacaktır.

F. ANLATIMDA NASIL BİR DİL VE ZAMAN KALIBI KULLANILMALIDIR?

Her şeyden önce kişinin kullanacağı dil mesleki ve akademik seviyesine uygun olmalıdır. çalışma hayatına yeni girmiş bir kişinin anlatım dili bir yöneticininki ile, ayni şekilde orta kademe bir yöneticinin kullanacağı terminoloji de bir Yönetim Kurulu Başkanı’nınki ile ayni olmayacaktır.

Daha önce çalışılan yerlere ilişkin tecrübeleri anlatmak için geçmiş zaman kullanmak doğru olur. Hali hazırda yapılan islerden bahsedilirken “-mesi” , “-ması” ekleri ile biten cümleler kurulabilir.

İs tecrübelerinden bahsederken, abartı ifadelerinden kesinlikle kaçınılmalıdır. Özgeçmiş yazarken; “etkileyici bir performans gösterdi”, “son derece basarili bir yönetim tarzına sahipti”, “takdire sayan bir çaba harcadı”, “harika bir ise imza attı”, “çok üstün bir basari gösterdi” gibi anlatımlara yer vermemeye özen gösterilmelidir. Bu şekildeki kullanımlar gereksiz olduğu kadar okuyan kişi de antipati de yaratabilir.

Bunların yerine; “giderleri %15 azalttı”, “ciroyu % 25 arttırdı”, “isletmeyi 1/3 oranında büyüttü”, “yabancı pazarlarla ilişkileri geliştirdi ve ihracat operasyonlarını başlattı” gibi net ifadelerle özgeçmişini yazan kişi kendisini tanıtmalıdır. 

G. ÜST DÜZEY POZİSYONLAR için HAZIRLANAN ÖZGEÇMİŞLER

Üst düzey pozisyonlar, bu pozisyonlarda görev yapan, uzun yıllar yöneticilik yapmış, uzmanlık alanlarını belirlemiş, birikimleri ile çalıştıkları şirketlere katma değer sağlamış ve ayni zamanda astlarının gelişimine katkıda bulunmuş vizyon sahibi kişileri bir başka deyişle “üst düzey yöneticileri” akla getirmektedir.

Bu kişiler deneyim ve niteliklerine uygun yeni bir is arayışına girecekleri zaman hayatlarının çalışarak geçirdikleri önemli bir bölümünü özgeçmişlerine yansıtacaklardır. Dolayısı ile yeni mezun yada kariyerinin henüz basında bir çalışanınkinden daha uzun ve bilgi yoğun bir özgeçmiş hazırlayacaklardır.

Genel anlamda yukarıda belirtilen noktaları göz önünde tutmak yeterli olacaksa da bunlara birkaç öneri daha getirilebilir. Şöyle ki;

Özgeçmiş yazmaya “Özet Profil” bölümü ile başlanabilir. Tecrübe, nitelik ve eğitim detaylarına girmeden önce genel bir fikir vermesi açısından böyle bir giriş bölümü yararlı olacaktır.

“Özet Profil: Yerel ve yabancı sermayeli üretim firmalarında; satış pazarlama, yurt içi ve dişi yatırımlar, genel yönetim konularında 20 yılı askın is tecrübesi, mühendislik eğitimini takiben isletme yüksek lisansı, akıcı İngilizce.” Bu girişi takiben çalışılan her firmadaki pozisyon ve görev tanımı açıklamaları ile birlikte daha önceki öneriler dahilinde oluşturulabilir.

Anlatım dilinin akilci ve açık olması çok önemlidir. Daha önce “f” maddesinde açıklandığı gibi basarılar ve yapılan isler anlatılırken kullanılan dil yöneticinin mesleki ve akademik seviyesine uygun olmalıdır. Tekrarlardan ve yuvarlak tanımlardan kaçınılmalı, süslü bir dil kullanılmamalıdır.

Sik unutulan bir diğer husus ise özgeçmişin yöneltileceği kurumun yetkilisi yani özgeçmişi değerlendirecek kişiye karsı sempatik bir yaklaşım içerisinde bulunma ve yazma gereğidir. Özellikle uzun yıllar önemli isler yapmış çok deneyimli yöneticiler, bu başarılarını kağıt üzerinde yeterince gözler önüne seremeyecekleri kaygısı ile kaleme sarılmakta ve başvuruda bulundukları firmanın öncelik ve ihtiyaçlarını gözden kaçırabilmektedirler. Doğru olan, örneğin başvurulan bir is ilanı ise buradaki is tanımını ve adaylarda aranan özelikleri iyice anlamak ve sahip olunan tecrübeleri bunlara uygunluğu hedefleyerek özgeçmişe aktarabilmektir.

H. DOĞRULUĞU OLMAYAN BİLGİLER

İş hayatında, kişilerin hastalık, doğum, askerlik, eğitim veya çalışma amaçlı yurt dışına gitme, şirketin küçülmesi gibi sebeplerin yani sıra zaman zaman da kişisel bazı nedenlerden dolayı isten ayrılmaları söz konusu olmaktadır. Özellikle bir çalışan kendisi ile doğrudan ilgili bir takım sebeplerden dolayı isten ayrılmış veya isten çıkartılmış ise, yeni bir ise başladığı tarihe kadar olan boşluğu özgeçmişinde belirtmekten çekinebilmektedir. Dolayısı ile tarih bilgilerini yanlış yazmaktadır.

Bir başka konu ise alınan unvanlarla ilgilidir. Yönetici olmadığı halde unvanını bu şekilde belirten kişilere rastlanmaktadır. Ayni şekilde üniversite mezunu olmadığı veya yüksek lisansı bulunmadığı halde bunlara ilişkin bilgileri gerçekmişçesine özgeçmişlerine yansıtanlar olabilmektedir. Bir başka örneği de görev tanımlarında yanıltıcı bilgilere yer verenler oluşturmaktadır.

Günümüzde yurtdışında, bu gibi durumları başlangıçta tespit ederek ise alim sürecinde boşuna zaman kaybetmeyi engelleyen ve “Screening and Selection Services” olarak adlandırılan firmalar faaliyete geçmiştir. Bu firmalar eğitim, sahip olunan belgeler / sertifikalar, sabıka kayıtları, geçmişte çalışılan şirketler ve edinilen görevler gibi kişilere ilişkin çeşitli detayların doğruluğunu araştırarak, görüş bildirmektedir. Ancak Türkiye’de tüm süreçlerde olduğu gibi bu yönde de kişiler ve/veya kurumlar arası güvene dayalı bir yöntem geçerli olduğundan, böyle bir misyon üstlenmiş ve profesyonel çalışan her hangi bir hizmet kurulusu henüz bulunmamaktadır.

Türkiye’de ise alımlarda izlenen sürecin son aşamasını referans kontrolleri oluşturmakta ve bu kontroller sonucunda bir firmaya başvuran kişi ile ilgili her hangi bir olumsuzluk tespit edilmesi durumunda taraflardan her biri için oldukça önemli zaman kayıpları ortaya çıkmaktadır.

Yanlış bilgi verdiği halde bu durumu başlangıçta tespit edilemeyen bazı kişileri firmalar ise alabilmektedir. Ancak bir süre sonra bu kişilerin gerçek durumlarının açığa çıkma olasılığı çok kuvvetle muhtemeldir.

Dolayısı ile özgeçmişlerde bu tip yanlışlıklara yer verilmemesi gerekir.

I. YURT DISI PAZARLARA (FIRMALARA) YÖNELIK ÖZGEÇMISLERIN YAZILMASI

Dilin etkin kullanılması özgeçmişin uyandıracağı izlenimi son derece destekleyecektir. Türkiye sınırları dahilinde ana dilimiz Türkçe veya artık olmazsa olmaz kabul edilen, günümüzde neredeyse bir yabancı bir dil olmaktan çıkan İngilizce’de yazılmış özgeçmişlerin, bu yazıda vurgulanmaya çalışılan belli baslı kuralların gözetilmesi halinde hedefine ulaşma olasılığı yüksektir.

Ancak hangi dilde olursa olsun yabancı pazarlara yönelik özgeçmiş hazırlarken dikkatli olma zorunluluğu açıktır.

Örneğin; Amerika’da özgeçmişlerde doğum tarihi, medeni durum, vatandaşlık bilgisi gibi detaylara yer verilmemekte, bir is konusunda yetkin ve deneyimli olmanın bu gibi ayrıntılardan bağımsız olduğu kabul edilmekte ve bu detayların belirtilmesine ilişkin bir talep ayırımcılık göstergesi sayılmaktadır.

Yine Amerika’da is tecrübelerinin özgeçmişlere kişinin son tecrübesinden başlanarak yani günümüzden geçmişe doğru yazılması alışılagelmiş iken, Avrupa’da bunun tam tersi, yani geçmişten günümüze bir kronolojik sıralamaya rastlanmaktadır.

Bir başka örnek ise el yazısı kullanma konusundadır. Avrupa’da özgeçmişlerin genellikle el yazısı ile hazırlanmış olması istenmektedir. Bu şekilde, dilbilgisine olan hakimiyet gözlenebilmekte, bazı durumlarda da yazı karakterlerinden o yazının sahibinin kişiliğine yönelik çıkarımlar yapılabilmektedir.

Asya’daki bazı ülkelerde ise söyle ilginç bir durum söz konusudur. Avrupa ve Amerika’da “eğitim Bilgileri” bölümünde yaygın anlayış orta ve yüksek öğrenimin belirtilmesi yönünde ise de Asya ülkelerinde ilkokul hatta ana okul / yuva bilgilerinin de özgeçmişlerde belirtilmesi talep edilmektedir. Bu anlayışın altında yatan, nitelikli kurumlarda eğitim gören çocukların varlıklı ve saygınlığı olan ailelere mensup olduklarının düşünülmesidir.

Bir başka husus lisan konusundadır. İngilizce artık tüm dünyada yaygın hale gelmiştir ve İngilizce yazılan özgeçmişler de genellikle lisana dayalı çok büyük problemler ortaya çıkmamaktadır. Yine de İngilizce yazı yazma da yeterince iyi olmayan bir kişinin bir tercüman aracılığı ile özgeçmişini yazması daha doğru olacaktır.

Diğer dillerde yazılmış özgeçmişler için ise dikkat edilmesi gereken şey dillerin bölgesel farlılıklarıdır. örneğin Quebec ’te konuşulan Fransızca, Paris’te konuşulandan değişkenlik gösterebilir. Bir şeyi ifade etmedeki sözcük seçimi farklı olabileceği gibi sözcüklerin içerdiği anlamlar da bölgelere göre değişebilir. Dolayısı ile yine bir tercümanın yardımını almak yararlı olacaktır. Hatta tercümanın özgeçmişi hazırlayan kişinin çalıştığı sektöre aşina olması, bu is kolunda kullanılan terminolojiyi bilmesi en idealidir.

SONUÇ

Yukarıda her yönü ile ele almaya çalışılan özgeçmiş yazmanın profesyonellik gerektiren bir is olduğu açıktır. çeşitli is fırsatlarının kapısını aralamada bu kadar önemli olan bir kişisel tanıtım aracını oluştururken, kişiler yazacakları her satir için; böyle bir özgeçmişle karsılaşsalar bunu yazan kişiyi (kendilerini) iş görüşmesine çağırıp çağırmayacaklarını sorgulamayı akıllarına getirmelidir.